Unutan Kahpe Olsun!


Armanı! Takip Ettin Düştün Uzun Yollara
Bilseydin Yine Giderdin Ucunda Ölüm Olsa!
Efendi! Delikanlı Gelmezki Hiç Benzeri!
Sen KafKaf'ı Bırakmadın Yirmibir Yıldan Beri!
Şerefsiz! Kör Kurşuna Göğüs Gersek Hepimiz!
Acı Çekmek ÖZGÜR' lükse ÖZGÜR Olduk Hepimiz!

Mahkeme: 5 Kasım 2009 Perşembe
Mahkeme saati: 14.30
Çarşıdan Kalkış: 10.30

İstanbuldaki Olağanüstü Nüfus Artışı


Öncelikle sebebi biziz. Malum kaldığımız lanet-pis-KADIN yurdun H-I5N8 tarzı bi virüse karşı ilaçlanması etkinliklerinde yurttan 5 saatliğine çıkmamız istendi. Eleştirdim:

Şimdi bu adamlar hayatlarında dışarıya çıkmamışlar. 3 aya kadar 5 m2 lik habitatlarından sadece bakkala gitmek için ayrılmışlar. 7 aydır aynı çarşaf-yastık-atlet ile yatıyorlar. Okula gittikleri nadir zamanlarda uzun saçlı, değişik giyinimli insan modelleri görmüşler ama wisdom 9 bunlarda, cinsiyet ne bilmiyorlar. Sen bu binlerce adama "çık hadi 5 saat bak bakalım insanlar nasıl yaratıklarmış, gerçekten de ellerinde m4a1 gezip bomba çözüyorlar mı, bir brillience auraları var mı, basileri kapalı mı? Olmaz. Olmaz arkadaşım. Bu adam çıkıyor kapı önüne abondane oluyor, 3 koridor 2 orman arıyor. Beşiktaşa gidiyosun Şampiyon Kokareçin önünde salyaları akan cama yapışmış insanlar görüyosun. Düşünsene heryerdeler! 6-10 lu gruplar halinde şehrin altını üstüne getiriyorlar. Parayı kırmayan internet kafeci kalmıyor.

Yapmayın böyle şeyler. Rahat bırakın, biz bunca yıl ölmediysek bir N- H8O3 virüsü öldüremez bizi. Öldürmeyen şey güçlendirir. Yasha-Deso gogo.

Bu arada rüyamda uzun bi yolculuğa çıkıyodum. G.t olup dönüyodum. Nasip.

Katatonia'nın da yeni albümü olmamış. Ağlamak istiyorum :'(
edit: Aman siz sakın 2 kere dinlediğiniz albüme böyle şeyler söylemeyin. olmuş lan bu meğersem! Ama bir Great Cold Distance olamaz. ı ıh. Olmaz.

Proficiency (Craft Şampuan) = 8 rank [3] + [5]

Geçen gün kantinden geçer iken gördüm bu reklamı. Elidor şeysi. Dayınlar dünyanın en iyi bilmem kaç saç uzmanını toplamış (bunlar arasında ünlülerin saçlarını şekillendirenler, dünyaca tanınmış ekollerin saçlarını emanet ettiği kişiler falan var yanlış olmasın) (emanet etmek terimine bayılıyorum bu arada) bir şampuan yapmışlar. Bilmemkaçyüzyon şey barındıran envanter saçlarınıza akıllı ol ayarı verip, yolda yürürken yer yer hatunların yer yer yakışıklı boy'ların peşimizden koşmasını sağlayacakmış. Ürün vaadleri bazında hiç bir sözüm yok, Avon zinciri ablaları çarpsın. Kullanmıyorum da zaten saç kremi dışında kendilerini.

Anlamadığım şey ünlülerin saçlarını EMANET ettiği bu adamlar nasıl bir kimya bir gıda bir makina mühendisliği bilgisine sahip ki şampuan yapabiliyorlar? Mesela ben 3 yıl öncesine kadar saçlarımı hep mesut ustaya emanet ederdim. Kutsal topraklara dönünce sorucam "aga senin engin kimyagerliğin bir AgNO3 ile sodyum siktirit asidi birleştirip saçlarımı rüzgarla İbrahim Tatlıses-İsmail YK ikilisi benzeri bir uyuma büründürüp aklımı başımdan alıcak PROFICIENCY'ye mukayyet mi?" diye. Ömrü hayatında saç tutup, bi sağ bi soldan kırpmak suretiyle şekil şemal yapmak dışında hayattan bir beklentisi olmayan; tüm muhabbetleri kadın-at yarışı-futbol üzerine olan bu insanlar nasıl üretim gibi hard hatta dual-core bir işe kalkışabiliyorlar?

Ne işsin Unilever?

Blog Zirvesi

Try JibJab Sendables® eCards today!

Üzülüyorum Mütemadiyen..

Sürgün

"Beni Guenhwyvar kurtardı, sanırım. Beni sayısız canavarların pençelerinde mutlak ölümden çekip almış olan aynı dost boşluktan gelen bir ölümden de kurtarmıştı beni- belki daha az dramatikti, ama daha az ölümcül değildi. Kendimi onun yanımda o anlar için yaşarken buldum; sözlerimi duyacak başka canlılar varken. Yaşamımın o bir çeyreğinin gerçekte ne kadar kritik olduğunu ancak çilem bittikten sonra fark ettim. O olmadan devam edecek azmi asla bulamazdım. Hayatta kalma gücümü asla koruyamazdım.

Ancak artık Guenhwyvar yanımdayken bile kendimi mücadeleye karşı gittikçe daha kararsız duygular beslerken buluyor, gizliden gizliye bir karanlıkaltı sakininin benden daha güçlü çıkmasını umuyorum.

Diş ve pençe acısı boşluk ve sessizliğinkinden daha büyük olabilir miydi?

Sanmıyorum."

Drizzt Do'Urden
Dark Elf Triology- Exile

3 Gün Ara..


Finishing: 19
Long Shots: 17
Creativity: 20
Technical Drawing: 3

Ya Hiçbir Şey İçin Sıç, Ya Da Bir Şey İçin İşe


21 yıllık çok hücreli yaşamımımın en çelişkili gününü yaşadım ben bugün. Gece çıkabildiğim statik dersinden sonra kadim iktiricim mami eşliğinde alışverişimsiye gittik. Tek istediğim bir ayakkabı almaktı. Buraya kadar her şey süper. Ta ki "ulan ben eski ayakkabılara yeşil kırmızı bağcık alsam bi kaç hafta daha kaktırsam" diyene kadar. Converse mağazasında var imiş o zımbırtılar. Neyse girdik, yok efendim işte ben bu neslin genci değilim hareketleri, neymiş siz popüler kültür gencolarısınız yiyim modanızı tripleri falan derin derin nefesler alıp burnumdan bırakıyorum. Yeşil bağcığı çok da güzel buldum, kırmızı yok idi ama. Hangi akılla yaptıysam bunu -hala bilemiyorum bi şekile kırmızıya çeviririz diye pembe aldım bi de. Sonra üzerine baya kafa patlattık; kan, vişne suyu, sprey, gazoz açacağı, jartiyer, keçeli kalem gibi cin fikirler bulduk. Ha şu an pembe bağcıklarla çeşitli şaklabanlıklar yapıp etraftan tepki çeker olmuş olabilirim, kırmızılaştırma operasyonunu yarın düşünücem.

Esas konu vitrinde gördüğüm yeşil kırmızı converse ayakkabı idi. Görür görmez gözümde tomurcuk yaşlar ağar ağar boğuldum, aşık oldum lan! Ama o bir converse'di. Vakti zamanında tepkimi kuvvetli yansıtmak için yanlış işler yapmışlığım da yok değil. Ha sonradan anlıyosun ki gün gelir et döner tavuk döner başka converse'liler seni öper orası ayrı. Ne ise efenim kaktırgaçım canım cicim mami beynime girip "AL ONU" dedikçe oturup düşünesim geldi doğrusu. Aslında 3 saattir kendi kendimle konuşuyorum "napıcaz lan secouye?" diye. O ayakkabıyı alırsam tüm hayatım boyunca uğruna savaştığım değerleri hiçe sayıcakmış gibi hissediyorum. O kadar büyük mevzu. Saplantılı bi insan olduğumu asla inkar etmedim, değer yargılarımın ters orantılı olması da buna bağlıdır. Çok önemli şeyleri umursayamazken, küçücük şeyleri gaye-ül ahir eyliyorum. Bununla ilgili bi hastalık falan bile vardır belki, ama ben hiç hasta olmam orası ayrı...

"Tüm gün kendime yalan söyledim. Aslında günün tek olayı yalnız başımayken yüzümün bir tek tebessümü bile zorlayamamasıydı.

Meydana çıktım, göremediğim şeylerin hiçbiri gerçek değildi, gördüklerimin ise hepsi yalandı."

INS

"a tribute to mami" p.281
13.10.2009

Kendi Neslinden Nefret Etme Rehberi #1

arkadaş sayımı nasıl 20'ye indirdim?

1-qidén qünLéri 0Lan héRkés, du$amı qirméLi xP

Kız olsaydım gerçekten bir dakika düşünmez hemen abayı yakardım bu herife misal. Nasıl bir çabadır, nasıl bir uğraştır? İçeriği, espriyi s.ktirediyorum bak bırak onu, adam neler yapmış lan! Ah bi de kız olsam... Şansına küs şansal.

2- Filin hortumuna dikkat! (en yeni çok ossurtan videolar bık bık..)

Ergenliğinizi atlatamadığınızı biliyorum. Gulyabanilerden Sense of Humour anlayışını da kapamadın hadi. saniyede 39 video paylaşmanı da affettim. Ama biraz dikkat! be nazlıgül..

3- Toplumu değiştirebileceğine duyulan sarsılmaz inanç

"Ateist öğrenciden 3 Soru Müslüman bir hocadan 3 Cevap!!!!ééé!
SUNU HERKEZ BR QERE İZLESİNNN!!!!!!!!GÖRMYRSANZ...GRN ARTIQ!
"

Neler yarattığının farkında mısın? Ahh... Bir an inanasım gelmişti, yine kaçtı.

"Paylaşmayan silsin beni! Nasıl güzel anlatıyor x.."

4- Toplumla dertlerini paylaşma arzusu

ALkollll.. Çok ihtyacm var.. BileqimDe bıçaq.. AHh ulan!

Çok güzel bir şarkı var mesela sana lavukhan. İsmi "Siktir Git Anneni Öldür".

5- Facebook üzerinden doğum günü, baş sağlığı vb.

"Doğumqünümde beni yalnız bıraqmayan (?) tüm dostlarıma bık bık.. qutlamayanlar da bık bık.."

Deney yaptım ben yazın. Kaldırdım doğumgünü tarihini, bir (1) kişi yazmadı. Ha hepinizi seviyorum, doğumgünü denen gereksiz fasiliteyi pipimi anlayabildiğim kadar anlayabiliyorum orası ayrı da, nedir bu samimiyetsizlik, neden bu vurdumduymazlık, kolpacılık, kimin eli kimin cebindecilik?

neyse gider bu daha da sıkıldım ben. Götürürüm bi ara. Kalan 17 'arkadaş'ımla taqılaym birasss.

öPt xD (. Y .)

Zara Poşeti

Arkadaşım! Napıyosunuz siz ya?

Gün geçtikçe neden tüm dişi aleminin elinde bu zımbırtıyı görüyorum, nedir bu aşk, statü müdür bu nedir? Biri çıksın bana açıklasın. Hadi bir iki tesadüf diyeceğim ama napıyosunuz? Daha amerikan polisi gözlüğü modasına alışmaya çalışıyoruz, yapmayın. Tamam ben de kullanıyorum arada alışveriş yaptığım yerin poşetini ama kıyafetimle uyumlu aksesuar yapmıyorum onu.

Aydınlığa kavuşturun beni, lütfen.

Montla sıçın.
(ayrıca bkz: mango poşeti)

WTF?

Necmi Aydın Ünverdi #1

"beynimi kullanıp derse geç girmeye karar verdim. ancak ne kadar geç girersem gireyim bir faydası olmayacaktı. girmeden bir sigara daha dedim. sonra bir sigara daha. paket bitti... lakin o derse ne kadar geç girersem gireyim o ders bitmeyecekti. giriş vardı, çıkış yoktu..."

derse girdiğimde 45 dakika kadar olmuştu. gördüğüm tek şey üzgün yüzler, umutsuz suratlar, parçalanmış hayallerdi. acı çeken yüzlerden oluşan bir tünel...

uyumaya çalışıyorum bir ara. ancak itü kraliyet yüzüğününü vuruyor kürsüsüne. ses dalgalarıyla uyanıyorum. "yorgan battaniye lazım mı beyim?" diyor. afallıyorum. işkenceyle karışık kafamı yukarıda tutmaya söz veriyorum..

ders, kağıt üstünde 1 saat. kimsenin beklentisi yok ama. 2. saatteyiz ve dersin bitmesine dair hiç bir kanıt yok ortalarda. hepimiz öleceğiz.

2.5 saat oldu..hava karanlık..beşiktaş gol atıyor..ezanlar okumuyor artık. fakülte ışıkları kapalı, kimse yok. inler cinler top oynuyor koridorlarda. fakültede top sakal bırakmış, gözlüklü, ak saçlı, t cetvelli inler cinler top oynuyor!

işte tam o anda, tam o sırada ölmüş insanlar gördüm. ölmüşlerdi. "o" ise hala şekere koşan çocuklar gibi ordan oraya zıplıyor "rigit cisime etkiyen f1 f2 f3..(kürsüye kollarını vuruyor) bileşkesi (kolunu dik vuruyor bu sefer) ENVERİYANTIIAAAR" diye kükrüyordu. ufka bakıyordu.

o sıralar kendimden geçmişim. kendimi fakültenin çıkışında buldum. cebimden bir camel çıkardım. dolu bir nefesi ciğerlerime çektim. ilki biraz yaktı. ikincisi daha iyiydi. o an cennetteydim. cennetti bu."

Bir makinacının anıları
INS
27.10.2008 22:12

Sadece


Ne azını, ne fazlasını.

Yılmaz Vural Dosyası Devam Ediyor...



Tüm futbol otoritelerinin kabul ettiği, yaşayan efsane Yılmaz Vural 2009-2010 sezonunun 5. haftasından itibaren Kasımpaşaspor'un teknik patronluğu görevine getirildi. bizim bilebildiğimiz kadarıyla [kayıtlara geçmeye ayak üzeri teknik direktörlüğüne bir el attığı irili ufaklı takımlar da olabilir] 19. takımı. inşallah birgün bir şekilde Fenerbahçe'nin başında da görebiliriz.

God is an Astranout


Tarih : 12.11.2009, 21:30
Mekan : Balans Jolly Joker
Ayakta : 45,00 TL

İndirimli bilet fiyatı 20 Ekim'e kadar geçerli imiş. 20 Ekim'de bilet fiyatı yükselecekmiş. Biletix'ten abanılabilir, kaçırılmayabilir. Şahsen kaçırmadım da, ben artık tek başıma konsere gitmek istemiyorum ya.

ühü.

Looking for Eric

Filmekimindeki filmlerin %60'ı 3,5 lira iken bu film için 15TL isteyen İKSV'ye sevgilerle başlayalım..

Anladım, galadır normaldir ama anlamadığım neden bu film için bi gösterim daha açılmadığıdır. DC'yi beklicez artık, düşünce izleriz sonra da karalarız bişeyler buraya. Gala mala bize gelmez zaten.

Bi de şu filmlerin isimlerini kim Türkçe'ye çeviriyor bulmak lazım.. Lost in Translation'ın "Bir Konuşabilse" ve 40 Days and 40 Nights'ın "Elim Belim Bağlı" olarak çevirilmesinden sonra Looking for Eric'in yeni ismi de "Hayata Çalım At".

Bir yaşam biçimi olarak "Karşıyaka"

Fikirtepe Ovası Delikanlı Yuvası

Beth Riesgraf the "Goddess"


Bazıları bu kadar güzel, tatlı, şirin, abicik gubicik, şeker, ölünesi, bitilesi, yanakları sıkılası, bi de bu kadar ulaşılamaz olmamalı...

Bitirdin beni Leverage.

Bi de yemiş ağacından düş inşallah Jason Lee. Pis herif.

Hayvan desen değil.. İnsan desen az kalır..

224 resmi macta 111 gol‚ 102 asist
155 lig macinda 86 gol 78 asist
23 kupa macinda 10 gol 6 asist
44 avrupa macinda 13 gol 17 asist
2 super kupa macinda 2 gol 1 asist

"Einstein için denir ki‚ o kadar zeki bir adamdı ki bir çok kadın ona sadece uzaktan bakarken dahi orgazm oluyordu. dönemin kadın kitlesinin yarısından çoğunu kendine aşık etmiştir. Diğer yarısı da zaten dış görünüşe önem veren budala kadınlardı. Benzetme aynı düzlemde sadece Einstein-Alex değişimiyle de cuk oturur bence‚ Alex ve futbolsever eşleşmesiyle futbol düzlemine taşıdığımızda ise‚ şahsım adına asla budala kadınlardan olamam‚ Alex´i cine5 şifresiyle seyrederken bile orgazm olabilirim" alıntı

Varlığın inanç sebebi.. seni yaradana kurban Alex'im..